<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Klinik Psikolog Şebnem Yüksel</title>
	<atom:link href="https://sebnemyuksel.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://sebnemyuksel.com</link>
	<description>Uzm. Kli. Psk., PhD.</description>
	<lastBuildDate>Thu, 28 Dec 2023 10:41:55 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://sebnemyuksel.com/wp-content/uploads/2023/12/cropped-favicon-32x32.jpg</url>
	<title>Klinik Psikolog Şebnem Yüksel</title>
	<link>https://sebnemyuksel.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Yetişkinlerde Kaygı ve Depresyonun Yükselme Sebepleri, Belirtileri ve Terapi Yoluyla Başa Çıkma</title>
		<link>https://sebnemyuksel.com/yetiskinlerde-kaygi-ve-depresyonun-yukselme-sebepleri-belirtileri-ve-terapi-yoluyla-basa-cikma/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[sy-master]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 Dec 2023 10:41:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sebnemyuksel.com/?p=874</guid>

					<description><![CDATA[Kaygı sorunları ve depresyon, psikoterapi sürecine başvuru nedenlerinden başlıcalarıdır. Peki sıklığı, oranları zamanla artmış durumda mıdır? Yapılan araştırmalar oranlardaki bir parça artışı gösterse de, bu durum aslında insanların farkındalık düzeylerinin artması ve destek almaya dair ön yargıların kırılarak başvuru oranlarının artması ile alakalıdır. Oranlardaki artış, değişen dünya düzeni ve çevresel etkenlerle de alakalı mıdır? Tabiki [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kaygı sorunları ve depresyon, psikoterapi sürecine başvuru nedenlerinden başlıcalarıdır. Peki sıklığı, oranları zamanla artmış durumda mıdır? Yapılan araştırmalar oranlardaki bir parça artışı gösterse de, bu durum aslında insanların farkındalık düzeylerinin artması ve destek almaya dair ön yargıların kırılarak başvuru oranlarının artması ile alakalıdır.</p>
<p>Oranlardaki artış, değişen dünya düzeni ve çevresel etkenlerle de alakalı mıdır? Tabiki klinik olarak gözlemlenen ‘alakalı olduğu gerçeğidir’. Pandemi ile sağlığa dair kaygılar, ölüm korkusu, sevdiğini kaybetme korkusu ve takıntılar artış göstermiş, sosyal kaygılar izole olduğumuz pandemi sürecinde körüklenmiş, sosyal iletişim becerileri zedelenebilmiştir. Paralelinde gelen ekonomik zorluklar, kişilerin yaşamsal ihtiyaçları konusunda güvende hissedememeleri nedeni ile ‘gelecek kaygılarını’ tetikleyici bir zemin oluşturmuştur. Ayrıca yaşamın anlamını sorgulama, yaşamda çaresiz, sıkışmış, mutsuz hissetme hali de artış göstermiştir. Beraberinde internet bağımlılığı artmış, yeme-uyku düzeninde bozulma, sınırların ihlali de ekstradan ruh sağlığına bir darbe olmuştur. Pandemi ardından Dünya’da gerçekleşen savaşlar, ne yazık ki insanın temel ihtiyacı olan ‘güvende, özgür’ hissedebilme halini tehlikeye atmıştır. İnsan ilişkileri format değiştirmeye başlamış, çalışma ortamlarında hibrit döneme geçilmiş ve yepyeni bir Dünya düzenine uyum sağlamaya çalışan insanlar olarak ‘kaygı, endişe ve mutsuzluk’ herkesin kendi payına yüzleşmesi gereken en temel duygular olmuştur. Belirtilere bazı örnekler; ‘kaygıları/korkuları kontrol etmekte zorlanma, uyku ve yeme düzeninde bozukluklar, dikkatte dağılmalar, duygu durumunda dalgalanmalar, işlevsellik kaybı, eğitim hayatına veya iş hayatına devam etmekte zorluklar, enerji kaybı, yaşamdan eskisi gibi keyif/haz alamama, kontrolcü/manipülatif davranışlarda artış, kabuğa çekilme ve izole olma&#8217; şeklinde olabilir.</p>
<p>Peki baş edebilmek adına neler yapılabilir ?</p>
<ul>
<li>On beş dakika da olsa, meditasyona zaman ayırmak sakinleşebilme ve anda kalabilme becerimizi arttırabilmek adına çok kıymetlidir.</li>
<li>Sosyal desteği güçlü tutmak kıymetlidir. Yalnız hissettiğiniz zor bir dönem ise, destekleyici çemberlere dahil olmak, ilgi alanlarınıza özgü kurslar aracılığı ile yeni sosyal ortamlara girmek faydalı olacaktır.</li>
<li>Düşünceleri kontrol etmek çok zor ise, ‘düşünmemeliyim’ telkini ters tepen bir yaklaşım olacaktır. Bu nedenle ‘kaygılar ile randevulaşacağınız yarım saatlik bir süre’ planlayıp her gün aynı saatte 30 dakika bir kutuya tüm kaygılarınızı, mutsuzluklarınızı, hayal kırıklıklarınızı yazıp ardından kutuyu kapatıp günlük rutininize devam etmeye çalışmak yerinde olacaktır.</li>
<li>Öz-bakım ihtiyaçlarınızı ihmal etmeyip, özen göstermeniz gereklidir. Düzenli bir beslenme ve uyku rutini duygu regülasyonu için gereklidir.</li>
<li>Duygu, düşünce ve ihtiyaçlarınızı paylaşmaya ve içte tutmamaya gayret göstermek önemlidir. İçte zor duyguları biriktirmek daha çaresiz hissettiren bir kısır döngüye dönüşebilmektedir.</li>
<li>Duygularınızı dışa yansıtabileceğiniz sanat kolları ile ilgilenmek şifalıdır. Hangi alan ilginizi çekiyor ise kendinizi özgür bırakıp içinizden gelenleri serbest bırakabilmeniz şifalıdır.</li>
<li>Endişeler geleceğe, mutsuzluklar geçmişe takılı kalmanıza sebep olduğunda, bir parça durup ‘her şeyin geçmişte kaldığını, geçeceğini ve geleceği de bilemeyeceğiniz gerçeğini’ hatırlayarak tüm düşüncelerin ‘bir trenin vagonları gibi ya da gökyüzündeki bulutlar gibi’ gelip geçtiğini derin nefesler alarak takip etmeyi deneyebilirsiniz.</li>
<li>Sınırlar çizerek ve &#8216;‘hayır’ deme özgürlüğünü kendinize vererek, kendinizi korumaya ve ihtiyaçlarınıza sahip çıkmaya özen göstermeniz gerekebilir.</li>
</ul>
<p>Tüm bu duygular ve düşünceler ile baş etmekte zorlandığınızda, destek alarak yalnız kalmamanız kıymetlidir.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuğunuzun Sosyal ve Duygusal Gelişimini Desteklemenin Yolu</title>
		<link>https://sebnemyuksel.com/cocugunuzun-sosyal-ve-duygusal-gelisimini-desteklemenin-yolu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[sy-master]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 Dec 2023 10:40:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sebnemyuksel.com/?p=871</guid>

					<description><![CDATA[Ebeveynler olarak bazen çocuğumuzun gelişimini desteklemek adına neler yapabileceğimizi bilemeyebiliriz. Öncelikle yalnız olmadığınızı ve bu konuda danışmanlık alarak süreci gayet yönetebileceğinizi bilmenizi isterim. Çocuğumuzu tanıyalım ve oyun oynayalım! Çocuğunuzu gözlemleyerek ilgi gösterdiği oyuncak ve oyunlara dahil olmak kıymetlidir. Nasıl oyun oynayacağınızı bilmeyebilirsiniz, endişelenmeyin. Çocuğunuza sorarsanız size nasıl oynayacağınızı gösterecek ve öğretecektir. Çocuğunuzun duygusal ve sosyal [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ebeveynler olarak bazen çocuğumuzun gelişimini desteklemek adına neler yapabileceğimizi bilemeyebiliriz. Öncelikle yalnız olmadığınızı ve bu konuda danışmanlık alarak süreci gayet yönetebileceğinizi bilmenizi isterim.</p>
<ul>
<li>Çocuğumuzu tanıyalım ve oyun oynayalım! Çocuğunuzu gözlemleyerek ilgi gösterdiği oyuncak ve oyunlara dahil olmak kıymetlidir. Nasıl oyun oynayacağınızı bilmeyebilirsiniz, endişelenmeyin. Çocuğunuza sorarsanız size nasıl oynayacağınızı gösterecek ve öğretecektir. Çocuğunuzun duygusal ve sosyal gelişimini desteklemenin birincil adımı ‘oyunlardır’.</li>
<li>Kitap okuyarak masallardaki karakterlerin neler hissediyor olabileceğini konuşalım ve ‘sen olsan ne hissederdin?’ gibi sorularla duygulara dair farkındalık oluşturalım.</li>
<li>Ebeveyn olarak kendi duygularımızı tanımlamak ve paylaşmak konusunda örnek olalım. Kendi duygularımızı ‘normal-anormal’ ve/veya ‘zayıflık/güçsüzlük’ olarak etiketlemeyip, yaşamın bir parçası ve deneyim olarak görmek önemlidir. Örnek olarak çocuğunuzun duygularını adlandırarak kabul etmesini ve sahiplenebilmesini sağlayabilirsiniz.</li>
<li>Kuklalar aracılığı ile günlük hayatta çocuğunuzun karşılaşabildiği zorlukları sahneleyip, çocuğunuzun dile getirmekte zorlandığını hissettiğiniz duygularını yansıtabilir, tercüman olabilirsiniz. Kuklaları onun da konuşturmasını isteyerek, sorularla yönlendirerek çocuğunuzun duygularını ifade edebileceği bir alan oluşturabilirsiniz.</li>
<li>Duyguları tanımak adına duygulara renkler verip, duyguları hamurlarla şekiller ile somutlaştırabilirsiniz. Çocuğunuzun iç dünyasının süreci yönetmesine izin verin.</li>
<li>Çocuk şarkıları çocukların duygularını ifade edebilmeleri adına dil gelişimlerine katkı sağlayan eğlenceli bir yoldur. Çocuk şarkılarına yaşamınızda yer ayırın.</li>
<li>Çocuğunuzun uyku arkadaşı ve/veya bağlandığı bir oyuncak var ise o oyuncak üzerinden duyguları yansıtabilirsiniz. Böylelikle çocuğunuzun duygusal gelişimine destek vermiş olursunuz. Ayrıca çocuğunuzun oyuncakları üzerinden sosyal ortamda karşılaşılabilen zorlukları ve çözüm yollarını sahneleyerek de onu destekleyebilirsiniz.</li>
<li>Çocuğunuzun sosyal gelişimini destekleyebilmek adına onu gelişimine uygun sosyal ortamlara sokmanız önemlidir. Ufak yaşlardan itibaren ebeveyn katılımlı oyun grupları, ebeveyn katılımlı workshop çalışmaları ve 3 yaşından sonra da okul deneyimi ve/veya ilgi alanına özgü kurslar aracılığı ile sosyal gelişimine alan açabilirsiniz.</li>
<li>Çocuğunuzun akran ilişkilerinde yaşayabildiği zorluklara aşırı korumacı şekilde dahil olmaktan kaçınmanız önemlidir. Önce, çocuğunuzu gözlemleyip yaşadığı zorluğa kendi çözüm getirmesi adına ona alan, zaman tanıyıp, sabır gösterin. Çok zorlandığını hissederseniz, sorularınızla çocuğunuzu düşündürmek ve değerleri öğretebilmek adına sorgulamasını sağlamak yerinde olacaktır. Adil arabuluculuklar ile çocukların iletişim kurmasını, sorunu çözebilmesini sağlamak 0-3 yaşında ideal olabilmektedir. Çocuğunuza olan inancınızı lütfen kaybetmeyin.</li>
<li>Çocuğunuzla gelişimine uygun, yalın bir dil ile kendi arkadaşlıklarınızda yaşadığınız sorunları ve çözüm yollarınızı paylaşabilir, örnek olabilirsiniz. Siz de sosyal ilişkilerinizde zorluklar yaşıyorsanız yardım alabilirsiniz.</li>
<li>Çocuğunuzun sosyal gelişimini desteklemek adına ‘Kimseye güvenme insanlar kötü ve bencil. Herkes kendini düşünüyor, sen de sadece kendini düşün. Kendini kullandırma, sen kullan arkadaşlarını. Güçlü ol, kendini ezdirme, sen hakimiyet kur.’ gibi söylemlerden uzak durarak ‘değerler’ çerçevesinde adil söylemlerde bulunalım. Çocuklarımızı ‘şüpheci, güvensiz, tedirgin’ bir uca sürüklemeyelim. Çocuklarımız değer görsün ve sevilsin tabiki ama değer vermeyi ve sevmeyi de bilsin. Çocuklarımız zarar görmesin tabiki ama zarar da vermesin.</li>
<li>Çocuğumuzun gelişimine uygun duygu kartları ve çocuk masalları ile gelişimlerini destekleyebiliriz.</li>
</ul>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Evlilikte İletişim Sorunları ve Çözüm Önerileri: Çift Terapisinden Öğrendiklerimiz</title>
		<link>https://sebnemyuksel.com/evlilikte-iletisim-sorunlari-ve-cozum-onerileri-cift-terapisinden-ogrendiklerimiz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[sy-master]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 Dec 2023 10:40:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sebnemyuksel.com/?p=868</guid>

					<description><![CDATA[Herkesin evlenirken evliliğe dair bir yargısı, beklentileri ve belki de hayali vardır. Kabul etmeliyiz ki flört etmek, çıkmak ve/veya birlikte yaşamak ile evlenmek ve evli bir yaşam düzeninde olmak başkadır. Evlilik ile birlikte her iki partnerde de kültürel kodlar, üst kuşaktan aktarılan değerler/kurallar tetiklenir. Sadece iki kişi evlenmez, iki dünya, iki kültür, iki geçmiş evlenir. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Herkesin evlenirken evliliğe dair bir yargısı, beklentileri ve belki de hayali vardır. Kabul etmeliyiz ki flört etmek, çıkmak ve/veya birlikte yaşamak ile evlenmek ve evli bir yaşam düzeninde olmak başkadır. Evlilik ile birlikte her iki partnerde de kültürel kodlar, üst kuşaktan aktarılan değerler/kurallar tetiklenir. Sadece iki kişi evlenmez, iki dünya, iki kültür, iki geçmiş evlenir. Evlilikteki olası en temel sorunlara ve bazı tavsiyelere yer verelim:</p>
<ul>
<li>Evlendiğinizde eşinizin daha az kıskanç, daha ilgili, daha sahiplenici, daha sakin, daha yakın olacağını ve değişeceğini zannederek mi evlendiniz? Ders 1: Değiştirmeye çalışacağımız biri ile evlenip, yaşamı ona da kendimize de zindan etmeyelim!</li>
<li>Evlendikten sonra ‘eve ve çocuklara dair sorumlulukların paylaşımı, bütçenin düzenlenmesi’ gibi görevler konusunda ne kadar özverili, hoş görülü ve adil bir paylaşım içindeyiz? Ders 2: Eşiniz sizin çocuğunuz haline geldi ise, ona olan sevginiz zedelenir. Eşinize ebeveynlik yapmak için evlenmediğinizi ve eşinizin de bir yetişkin olduğunu kendinize hatırlatmanız gerekmektedir. Her iki insanın da birbirine değer verdiğini ve sevgisini hissetmesine ihtiyaç vardır. Bunun için de evlilik, yol arkadaşlığı şeklinde ve yaşamı birlikte birbiriniz için kolaylaştırma çabası olmalıdır.</li>
<li>Evlendikten sonra bir güç ve kontrol savaşına mı girdiniz? Evlilik kimin kimi ve nasıl yönetmeye, kontrol etmeye dönüştüğü bir rekabet haline geldi? Ders 3: Evlilikte, ilişkilerde, güç ve kontrol paylaşılabilmeli, kişisel ego meselesine getirilmemeli, değerler kaybedilmemelidir. Daha fazla para kazanan eş, kontrol ve gücü tek elinde tutma hakkına sahip olamaz. Ya da eşinin her şeyine karışarak kontrol etme, takip etme, manipüle etme hakkı ‘bireysel alana taciz ve saygısızlığa’ dönüşüyor ise ilişkiye zarar vereceği kesindir. Bir daha düşünün derim…</li>
<li>Evlendikten sonra farklılıklarınızı keşfettiğinizde hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz ve şaşkınlık yaşayabilirsiniz. Ders 4: Tüm farklılıklara rağmen birbirinizi anlama çabasında olmanız önemlidir. Eşinizi siz seçtiğinize göre bu farklılıkların size öğretici olmasını istemiş ve kendinizi eşiniz aracılığı ile geliştirmek istemiş olabilir misiniz? Benzerliklerimiz ile bağlantı kurar, farklılıklarımız ile gelişir, zenginleşiriz.</li>
<li>Evlilik ‘Biz’ olma serüvenidir. Ders 5: Evlendiniz ve yaşam arkadaşınız ile bir yola çıktınız. Bir ekip olup, ‘ben’ demek yerine, ‘biz’ demeye de gönüllü müsünüz? ‘Biz’ e öncelik vermeye, göz etmeye, korumaya gönüllü müsünüz? ‘Biz’ olup el ele yaşamdaki zorlukları göğüslemek adına birbirinizi dinleyip anlamaya, duygularınıza-ihtiyaçlarınıza alan açmaya özen göstermeniz gereklidir.</li>
</ul>
<p>Anlamaya, değişime ve gelişmeye açık olan kazanır. Bilelim ki evlendikten sonra ilişkiyi yürütebilmek adına karşılıklı değişebilmeli karşılıklı öz veri ile gelişebilmeliyiz.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ergenlik Döneminde Karşılaşılan Zorluklar ve Başa Çıkma Yolları</title>
		<link>https://sebnemyuksel.com/ergenlik-doneminde-karsilasilan-zorluklar-ve-basa-cikma-yollari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[sy-master]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 Dec 2023 10:39:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sebnemyuksel.com/?p=865</guid>

					<description><![CDATA[Ergenlik dönemi, her gelişimsel dönem gibi kendine özgü nitelikler taşımaktadır. En sık karşılaşılan sorunlara bir kaç örnek vermek gerekirse; Aile içinde iletişimde çatışmalar ve kopukluklar Kurallara dair fikir ayrılıkları Değerler konusunda çatışmalar Ailenin gençten beklentileri ile gencin yaşamında kendisinden beklentilerin farklılaşması Alkol ve sigara kullanımına dair kurallarda çatışmalar olarak maddelendirebiliriz. Kendimize ebeveynler olarak şunları sormamız [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ergenlik dönemi, her gelişimsel dönem gibi kendine özgü nitelikler taşımaktadır. En sık karşılaşılan sorunlara bir kaç örnek vermek gerekirse;</p>
<ul>
<li>Aile içinde iletişimde çatışmalar ve kopukluklar</li>
<li>Kurallara dair fikir ayrılıkları</li>
<li>Değerler konusunda çatışmalar</li>
<li>Ailenin gençten beklentileri ile gencin yaşamında kendisinden beklentilerin farklılaşması</li>
<li>Alkol ve sigara kullanımına dair kurallarda çatışmalar olarak maddelendirebiliriz.</li>
</ul>
<p>Kendimize ebeveynler olarak şunları sormamız önemlidir :</p>
<ul>
<li>Gencin büyüme sürecinde farklı bir döneme girdiğinin farkında mıyız? Karşımızdakinin artık çocukluk çağından çıkmış bir ‘genç’ olduğunun farkında mıyız?</li>
<li>Gencin daha bağımsızlaşıp, ayrışacağı bu süreçte biz hazır mıyız? Biz kendi ergenliğimizde nasıl sorunlar yaşamış ve ailemizin bize nasıl bir yaklaşımda bulunmasını dilemiştik?</li>
<li>Ebeveyn olarak gencin girebileceği riskli davranışlar bizde korku mu uyandırıyor? Biz kendi korkularımızla nasıl baş ediyoruz? Kimlerden destek alıyoruz? Ne kadar kendi korkularımızın sorumluluğunu alarak açık iletişim kuruyoruz?</li>
<li>Ne kadar gence söylediklerimiz ile kendi yaşamımızda yaptıklarımız tutarlı? Ne kadar örnek oluyoruz? Örneklendirmek gerekirse, bizim sigara ve alkol kullanımımız, teknolojik alet kullanımımız, kitap okuma alışkanlığımız, öz bakım adımlarımız ne kadar örnek olabilecek bir ayna tutuyor gence?</li>
<li>Kuşak farkının farkında mıyız? Gençlerin içinde bulunduğu çağın özelliklerini anlama gayreti gösteriyor muyuz? Değişen dünyayı biz de takip etme gayreti gösteriyor muyuz? Ergenin kullandığı dili/jargonu, kullandığı uygulamaları öğrenip eşlik ediyor muyuz?</li>
<li>Bilmediklerimiz, yetersiz olduğumuz alanlar, takip etmekte zorlandığımız değişimler konusunda ne kadar şeffaf ve kendimizle barışık olabiliyoruz? Ergen gençten yardım talep ediyor muyuz?</li>
</ul>
<h2>Başa Çıkma Yolu Olarak Tavsiyeler</h2>
<ul>
<li>Ergen evladımız odasından pek çıkmıyor, sizinle birçok etkinliğe eskisi kadar katılmak istemiyor, yalnız kalmayı tercih ediyor ve arkadaşlarının fikirlerini çok önemsiyor olabilir ama merak etmeyin ki hala sizin evladınız ve hala sizi seviyor. Bu dönemde sizin güvenli bir liman olabilmeniz önemlidir. Ergen belki bir gemi gibi yaşam denizine açılıp keşifler yapacak ama dalgalar ve hava şartları onu zorladığında limanda size sığınmak isteyecektir. Limana geldiğinde sizin onu şefkatle, ilgi ile dinleyip anlamaya çalıştığınızı hissederse gemisini tamir edip güçlenerek tekrar yaşam denizine yelken açacak ve deneyimler kazanarak büyüyecektir.</li>
<li>Gence karşı yargılamadan dinleyen, anlamaya çalışan, kuşak farkına rağmen empati kurmaya çalışan bir tavır ile iletişimde olmak çok önemlidir. Kabul edelim ki bize bir çok şeyini hala anlatıp paylaşabileceği gibi, artık kendine özel ‘mahrem alanı’, ‘bireysel, kimseyi içine almayacağı özerk bir alanı’ da olacaktır. Artık her şeyini bilmemiz sağlıklı değildir, imkansızdır. Yetişkinlerin kendi içinde nasıl gizli odaları var ise, ergenlerin de gizli odaları oluşmaktadır.</li>
<li>Tıpa tıp aynı değerlerde hem fikir olmak imkansızdır. Gencin sahip çıktığı değerler ile kendi sahiplendiğiniz değerleri açıkça konuşarak farklı düşüncelere alan açabilmek, sizin ondan, onun da sizden ilham alabileceği paylaşımlara yer açmak önemlidir. Birlikte beyin fırtınası yapılan, felsefik sorgulamalara yer açılan, özgür sohpetler kıymetlidir. Tavsiyelerden kaçınmanızı ve ebeveyn olarak yaşam deneyiminiz fazla olduğu için üstünlük kurma çabasına asla girmemenizi öneririm.</li>
<li>Ebeveyn olarak tabiki kırmızı çizgileriniz olacaktır. Çocukluk döneminde kurallar konusunda net bir tavır takındıysanız, ergenlikte gencin kırmızı çizgilerinizi anlaması bir parça kolaylaşacaktır. Fakat çocukluk döneminde kurallar, sınırlar belirlenemedi ise ergenlik döneminde zorluk yaşanması beklendiktir. Bu sebeple ‘tarlaya ne ektim ve şimdi ne bekliyorum’ konusunda ebeveyn olarak yüzleşmeli ve beklentilerimizi gerçekçi seviyede tutmalıyız. Kırmızı çizgiler konusunda net ve açık bir iletişim halinde olmak önemlidir.</li>
<li>Bu dönem ‘gizli kontrol’ dediğimiz bir sürecin sahiplenilmesi gereken bir dönemdir. Direkt yasaklamak ve hayır demek yerine, ‘ben arkadaşınla tanışmak istiyorum, gittiğiniz kafede ben de bir kahve içip hemen kalkarım, arkadaşının ailesi ile de tanışmak isterim bize gelebilirler, bana arkadaşının ve ebeveyninin numarasını verirsen sevinirim, sigara kullanıyorsan nereden nasıl temin ettiğini bilmek isterim, sigara kullanmaya nasıl karar verdiğini paylaşabilir misin, senin bedenin senin kararların ve ben müdahale edemem tamamen tabiki ama birlikte konuşalım ve sorgulayalım.’ gibi ifadeler ile göz etmek, takip etmek önemlidir. Aşırı özgürlük verip başı boş bırakmak farklıdır, ortak paydada buluşma ve güvenliği sağlama farklıdır. Baskı kurarak sindirmek farklıdır, bireyselliğine demokratik çerçevede alan açma gayesinde olmak farklıdır. Dengenin yeniden ve tekrar tekrar oluşturulması gereken dalgalı bir süreçtir.</li>
</ul>
<p>Ebeveyn olarak hepimize ve bu çağın bir çok zorluğu ile yüzleşen, çalkalanan ergenlerimize kolaylıklar diliyorum… Büyümek de büyütmek de kendine özgü yolculuklar ve her iki taraf da çok şey öğrenmektedir.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Online Psikoterapi: Avantajları, Dezavantajları ve Kimler için Uygun?</title>
		<link>https://sebnemyuksel.com/online-psikoterapi-avantajlari-dezavantajlari-ve-kimler-icin-uygun/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[sy-master]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 Dec 2023 10:37:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sebnemyuksel.com/?p=862</guid>

					<description><![CDATA[Pandemi dönemi ile birlikte ‘online psikoterapi süreci’ yaşamlarımıza girdi. Bu süreç hem psikolog/psikolojik danışman/terapistler için hem de danışanlar için oldukça yeni bir dönemdi. Herkes bu sürece adapte olabilecek beceriler geliştirme çabasında oldu. Psikologlar bu dönemde ihtiyaç duyduklarında eğitimler ve süpervizyon alarak değişen yeni Dünya’ya danışanlarının ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde uyumlandı. Peki online seanslarda nelere dikkat edilmektedir? [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Pandemi dönemi ile birlikte ‘online psikoterapi süreci’ yaşamlarımıza girdi. Bu süreç hem psikolog/psikolojik danışman/terapistler için hem de danışanlar için oldukça yeni bir dönemdi. Herkes bu sürece adapte olabilecek beceriler geliştirme çabasında oldu. Psikologlar bu dönemde ihtiyaç duyduklarında eğitimler ve süpervizyon alarak değişen yeni Dünya’ya danışanlarının ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde uyumlandı. Peki online seanslarda nelere dikkat edilmektedir?</p>
<ul>
<li>Öncelikle ‘gizlilik ilkesi’ni online seanslar sürecinde de korumak en temel prensiptir. Gizlilik ilkesi, ‘Danışan ile psikolog arasındaki paylaşımın gizli tutulacağı, saklanacağı’ anlamına gelmektedir. Bunun sağlanabilmesi adına, psikolog kapısı kapalı, izole, kimsenin duymamasını sağlayacağı, özel bir görüşme odasında online seanslarını yürütmelidir. Danışan da benzer şekilde kendini rahat, güvende hissettiği bir ortamda, yalnız, ‘konuştuklarım duyulur mu’ endişesi olmadan, özel bir ortam yaratabilmelidir. Böylelikle nasıl ki yüz yüze seanslarda psikolog-danışan baş başa süreci yönetmekte ise, bu şart online zeminde de sağlanmış olur. Dikkat dağıtıcı seslerin olmadığı, sessiz, kişinin mahreminin korunabildiği bir ortam şarttır.</li>
<li>Psikolog yüz yüze seanslarında nasıl ise, profesyonel şekilde online seanslarında da aynı yaklaşım içindedir. Aynı yakınlık, anlama çabası ve güvene dayalı ilişki kurma gayretindedir. İşine olan saygısı ile odaklıdır.</li>
<li>Online seanslardan danışanların da fayda sağlayabilmesi için aynı özeni göstermesi, mümkünse evde yalnız ve sessiz bir ortam sağlaması, telefonunu sessizde tutarak dikkatini verebilmesi, dikkat dağıtıcı her şeyden uzak olabilmesi, seans süresi boyunca iletişimde olması çok kıymetlidir.</li>
</ul>
<h2>Avantajlar neler?</h2>
<ul>
<li>Modern dünyada insanlar bazen trafik, yoğun çalışma saatleri, yoğun akademik takvim yükü gibi sebeplerle psikolog ile görüşmeye zaman yaratmakta zorlandığında online seanslar yürütmek çok pratik olabilmektedir.</li>
<li>Kişi için evinde, bildiği bir ortamda online seans yapmak, konforlu ve rahat olabilmektedir.</li>
<li>Kişinin eğer bakım verdiği bir çocuk veya yaşlı var ise, sosyal desteği az ise, online seansı planlamak yüz yüze seansı planlamaktan daha pratik olabilmektedir.</li>
<li>Online seanslar sayesinde kişiler yurt dışında ikamet etseler de kendi kültürlerinden terapistler ile süreçlerini yönetebilmektedirler. Ayrıca il dışında yaşıyorlarsa yine online seanslar sayesinde daha özgürce bir çok terapiste ulaşım sağlayabilmekte ve istedikleri terapisti seçme imkanları daha geniş yelpazede olabilmektedir. Bazen de yüz yüze seanslar yapılırken, taşınma, hastalık gibi süreçler nedeni ile online seanslar sayesinde sürecin devamlılığı sağlanabilmektedir. Böylelikle ‘saat farkı ve mekandan’ bağımsız bir sürece dönüşebilmektedir.</li>
</ul>
<h2>Dezavantajları Nelerdir ?</h2>
<ul>
<li>Bazen, özellikle çocuk ve ergenlerde, gelişimsel olarak dikkatin odakta kalması çok kolay değildir. Genellikle çocuğun gelişimine göre 8-9 yaş ve üzerindeki çocuklar ile online oyun terapisi ve ergenlerle online terapi mümkün olmaktadır, fayda görmektedirler.</li>
<li>Çocuk ve ergenlerle online çalışırken ailenin çocuğun özeline saygı duyarak gizlilik ilkesine uygun davranması, seansta iken ailenin odaya girmemesi, kapıyı dinlememesi çok önemlidir. Fakat, bunu sağlamak bazen online seanslarda zordur.</li>
<li>Ne yazık ki online seanslar bazen yüz yüze seanslar kadar ciddiye alınmadığında, ‘son dakika seansı iptal etme, seansa geç kalma, seansların sürekliliği konusunda gönülsüzlük’ gibi durumlar ortaya çıkabilmektedir. O zaman da danışan için faydalı olmayan bir yolculuk olmakta ve yarıda kalkabilmektedir.</li>
<li>Online seanslar bazen danışanların ‘daha hızlı ve pratik çözüm yolları’ beklemesine sebep olabilmektedir, fakat süreç yüz yüze seanslar ile aynıdır. Tek fark, platformun online olmasıdır.</li>
<li>Bazen online seansların daha ucuz olması danışanlar tarafından beklenmekte ve daha ‘kolay, değersiz’ algılanabilmektedir. Halbuki psikolog, yüz yüze seanslara yaptığı hazırlıkların aynısını online seanslar için de yapmaktadır. Aynı zamanı ayırmakta ve aynı ilgiyi göstermektedir.</li>
</ul>
<p>İnsanoğlu tabi ki yüz yüze iletişimden çokça öğrenen, yüz yüze iletişim aracılığı ile duyguların geçişini deneyimleyen bir canlıdır. Fakat online seansta da psikoterapi yolculuğu artık mümkündür. Alınabilecek fayda küçümsenmemelidir.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Psikolojik Testlerin Önemi: Tanıdan Tedaviye Klinik Değerlendirmenin Rolü</title>
		<link>https://sebnemyuksel.com/psikolojik-testlerin-onemi-tanidan-tedaviye-klinik-degerlendirmenin-rolu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[sy-master]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 Dec 2023 10:31:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sebnemyuksel.com/?p=859</guid>

					<description><![CDATA[Doğru sağaltım/tedavi yaklaşımının ortaya konulabilmesi için, yaşanan zorluğun adının konulması ve netleştirilmesi çok kıymetlidir. Özellikle, çocuklarda/ergenlerde gözlenebilen dikkat, hafıza ve öğrenme süreçlerine dair yaşanan zorlukların psikolojik testler ile değerlendirilmesi gerekmektedir. Ardından öğretmenlerin/rehberlik biriminin ve ailenin gözlemleri ile, psikolog ve psikiyatristin gözlemleri psikolojik test sonuçları ile harmanlandığında gerekli tedavi yaklaşımı ortaya çıkabilmektedir. Gelişimsel zorlukları olan bir [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Doğru sağaltım/tedavi yaklaşımının ortaya konulabilmesi için, yaşanan zorluğun adının konulması ve netleştirilmesi çok kıymetlidir. Özellikle, çocuklarda/ergenlerde gözlenebilen dikkat, hafıza ve öğrenme süreçlerine dair yaşanan zorlukların psikolojik testler ile değerlendirilmesi gerekmektedir. Ardından öğretmenlerin/rehberlik biriminin ve ailenin gözlemleri ile, psikolog ve psikiyatristin gözlemleri psikolojik test sonuçları ile harmanlandığında gerekli tedavi yaklaşımı ortaya çıkabilmektedir. Gelişimsel zorlukları olan bir çocuğun gelişimini desteklemek adına nasıl bir eğitim alması gerektiğini belirlemek için de ‘gelişim tarama testleri’ yol gösterici olmaktadır. Bazen bir çocuğun bilişsel becerileri, duygu regülasyonu ve öz-bakım becerileri açısından okula hazır olup olmadığını da uygulanabilecek bazı psikolojik testler yardımı ile netleştirmek sağlıklı olmaktadır.</p>
<p>Yetişkinlerde ‘gerçeklikten kopma ve kendine zarar verme eğilimi’ gibi riskleri değerlendirmek amacı ile projektif testler ve kişilik testleri uygulanabilmektedir. Buradaki amaç, danışanı koruyacak önlemler alarak krizleri ön görebilmek ve buna uygun tedavi süreci planlayabilmektir. Orta yaş ve ileri yaş süreçlerinde de gerekli nöro-psikolojik testler uygulanarak Demans, Alzheimer gibi risklere karşı netleşmek ve gerekli tedavi sürecini başlatabilmek oldukça önemlidir.</p>
<p>Ne yazık ki günümüzde internet üzerinden çeşitli ‘kişilik testleri’ moda olmuş durumdadır. İnsanlar kendilerini ve başkalarını bilimsel olarak geçerli olmayan, popüler kültürün bir ürünü olan testlerle etiketleyebilmektedir. Kişilerin kendilerinde bazı eğilimler fark ederek tespit etmeleri kıymetlidir ama bunun kendilerini ‘anormal etiketlerle’ teşhis etmeye çalıştıkları bir sürece dönüşmesi sağlıksızdır.</p>
<p>Kullanılan psikolojik testlerin bilimsel olarak geçerlilik ve güvenilirlik çalışmalarının yapılmış olması, güncel olması ve eğer uygulanacak ise testin eğitimini tamamlayarak sertifikasını almış bir psikolog tarafından uygulanması çok önemlidir. Kişinin, psikolojik test sonucu elde edilen sonucu bilmesi temel insani hakkıdır. Psikolojik testin bulguları danışanın izni olmadan başka bir aile üyesi, kurum veya yakını ile paylaşılamaz. Etik prensipler psikolojik testlerin uygulanması ve rapor edilmesi sürecinde de geçerlidir.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Aile İçi İletişimi Güçlendirmenin Yolları: Çift/Aile Terapisinden Alınacak Dersler</title>
		<link>https://sebnemyuksel.com/aile-ici-iletisimi-guclendirmenin-yollari-cift-aile-terapisinden-alinacak-dersler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[sy-master]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 Dec 2023 10:14:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sebnemyuksel.com/?p=856</guid>

					<description><![CDATA[Seansa gelen ailelere öncelikle şu üç soruyu sorarım ; Aile içinde bir değişim yaratabilmek adına ‘umudunuz var mı?’, ‘Enerjiniz var mı?’ ‘Gönüllülüğünüz var mı?’ Aslında aile içi iletişimi arttırabilmek adına bireylerin umudunun olması, enerjilerinin olması ve çaba göstermeye gönüllü olmaları ilk koşuldur. İnsanlar eğer, Kendilerini duyurabildikleri gibi, diğer aile üyelerini de dinlemeye/anlamaya açık, ilgili ve [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Seansa gelen ailelere öncelikle şu üç soruyu sorarım ;</p>
<ul>
<li>Aile içinde bir değişim yaratabilmek adına ‘umudunuz var mı?’,</li>
<li>‘Enerjiniz var mı?’</li>
<li>‘Gönüllülüğünüz var mı?’</li>
</ul>
<p>Aslında aile içi iletişimi arttırabilmek adına bireylerin umudunun olması, enerjilerinin olması ve çaba göstermeye gönüllü olmaları ilk koşuldur.</p>
<p>İnsanlar eğer,</p>
<ul>
<li>Kendilerini duyurabildikleri gibi, diğer aile üyelerini de dinlemeye/anlamaya açık, ilgili ve meraklı ise,</li>
<li>Kendi duygularını, beklentilerini ortaya koyduğu gibi diğer aile bireylerinin de duygularına, beklentilerine kulak kesilebiliyorsa,</li>
<li>Kendi ihtiyaçlarına sahip çıkarken diğer bireylerin ihtiyaçlarını da anlamaya gayret gösteriyorsa,</li>
<li>İletişim kurarken incitici olabilecek tavırlarının farkına varmaya açıklarsa,</li>
<li>Affedemedikleri meselelerin arkasında dururken, aynı zamanda diğer aile üyeleri için de zor deneyimlerin söz konusu olabileceği gerçeğine kendilerini açabiliyorlarsa,</li>
<li>İçten ve samimi bir şekilde ‘Özür dilerim’, ‘Çok teşekkür ederim’, ‘Seni ve yaptıklarını çok takdir ediyorum’, ‘Benim için çok kıymetlisin’ diyebilmeye cesaret edebiliyorsa,</li>
<li>Geçmişte yaptıklarının olumsuz etkilerini fark ettikçe değişiyor ve aile içindeki ilişkilere sevgisini, yakınlığını, hoşgörüsünü, anlayışını yansıtabilir hale gelmeye gayret gösteriyor ise,</li>
<li>Sevgiyi gösterme yollarını güçlendirip, çeşitlendirerek daha açık hale getirmeye gönüllü ise,</li>
<li>Terapi sürecini bir ‘farkındalık, anlama, öğrenme ve yeni deneyimleri kazanarak değişme’ yolculuğu olarak görüp bunun sorumluluğunu almaya açık ise, o zaman aile içindeki iletişimi güçlendirme kapıları açılabilmektedir.</li>
</ul>
<p>Her aile üyesi, işlevsel iletişim kurabilmek adına,</p>
<ul>
<li>Öncelikle, ‘Ben …….. hissediyorum. Ben …….. düşündüm/düşünüyorum. Benim ……….. ihtiyacım var. Ben ………… beklemiştim’ diyerek kendi içsel sürecinin sorumluluğunu almalı,</li>
<li>Ardından da ‘Senden &#8216;………….’ duymaya çok ihtiyacım var/vardı. Senin bana ………….. açıdan bakıp, ………… duygularımı anlamana çok ihtiyacım var.’ diyerek kendi beklentisini net olarak ortaya koymalı,</li>
<li>İletişimde olabilen yanlış anlaşılmaların da önüne geçebilmek adına &#8216;Beni yanlış anlıyorsun, ben ……….. demek istemiştim, ben ………. anlamda söyledim’ diyerek duygu ve düşüncelerinin altını çizebilmeli,</li>
<li>Ve karşısındaki aile üyesine onu anladığını yansıtan sevecen, samimi, dürüst, empatik bir yaklaşım tarzı göstermeyi denemelidir.</li>
</ul>
<p>Örneğin çok endişelenen bir ebeveyn, öfke ile tepki vermek yerine, ‘Ben çok korktum sana ulaşamayınca. Aklımdan çok karamsar, çok kötü olasılıklar geçti, senin ciddi zarar gördüğünü düşündüm. Sadece senin iyi olduğunu, sesini duymak bile beni çok rahatlatırdı, güvende olduğunu bilmeye ihtiyacım var. Senden telefonu açamazsan bile, ‘Anne taksideyim geliyorum merak etme’ ya da ‘Baba yarım saat sonra kalkıp eve geleceğim, arkadaşlarımla sohpet ediyoruz, kaptırmışız kendimizi, zamanı fark etmedim’ gibi bir mesaj almak çok iyi gelir. Ebeveyn olarak kaygılanmamı lütfen anla, ben de senin özgürlük ihtiyacını ve sosyalleşme ihtiyacını anlıyorum. Amacım seni bastırmak, baskı altına almak değil.’ diyebildiğinde sağlıklı iletişim kurabilmek adına oldukça netlik ortaya koymuş olur.</p>
<p>İnsanların aile içinde birbirlerine olan sevgisi, birbirlerine karşı hoş görüleri, iletişimlerini kaybetmeyi hiç istememeleri, öz veri, yıpranmış olabilse bile kalan tolerans ve hatır, en önemli benzinimizdir.</p>
<p>Sizlerden ricamız, benzini çok tüketmeden Çift/Aile Terapisi sürecine gönüllü olmanızdır. Böylelikle çok geç olmamasını sağlamak mümkün olabilir.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda ve Ergenlerde Psikolojik Sorunların Belirtileri: Ebeveynler için Rehber</title>
		<link>https://sebnemyuksel.com/cocuklarda-ve-ergenlerde-psikolojik-sorunlarin-belirtileri-ebeveynler-icin-rehber/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[sy-master]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 Dec 2023 10:12:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sebnemyuksel.com/?p=853</guid>

					<description><![CDATA[Çocuklarımızı büyütürken, onların genetik olarak sahip oldukları kişilik özelliklerini, eğilimlerini, yeteneklerini, zorlandıkları alanları tanır, keşfederiz. Tabi ki gelişimsel dönemlerde onlar büyüdükçe farklılaşmalar, değişimler söz konusu olsa da; çocuklarımızı gözlemler, yeniden ve yine keşfeder, anlamaya çalışırız. Çocuğunuzda/ergen evladınızda bir sorun, bir zorlanma hali olduğunu ebeveyn olarak öncelikle size ‘sezgileriniz’ söyler. Ardından gözlemledikçe ‘normalde evladınızı görmeye alışık [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #333333;">Çocuklarımızı büyütürken, onların genetik olarak sahip oldukları kişilik özelliklerini, eğilimlerini, yeteneklerini, zorlandıkları alanları tanır, keşfederiz. Tabi ki gelişimsel dönemlerde onlar büyüdükçe farklılaşmalar, değişimler söz konusu olsa da; çocuklarımızı gözlemler, yeniden ve yine keşfeder, anlamaya çalışırız. Çocuğunuzda/ergen evladınızda bir sorun, bir zorlanma hali olduğunu ebeveyn olarak öncelikle size ‘sezgileriniz’ söyler. Ardından gözlemledikçe ‘normalde evladınızı görmeye alışık olduğunuz halden başka bir hal, farklı tavırlar, farklı duygu durumları ve bambaşka eğilimler’ fark edersiniz. Ebeveyn olarak bunun geçici olabileceğini umut eder ama belli bir süre sonra geçmediğini fark edince de kaygılanarak bir uzman desteği almak isteyebilirsiniz. Çocukların/Ergenlerin psikolojik/ruhsal bir zorluk yaşıyor olabileceğini gösteren bazı belirtilere örnekler;</p>
<p></span></p>
<ul>
<li><span style="color: #333333;">Aniden ortaya çıkan öfke patlamaları ve/veya ağlama krizleri</span></li>
<li><span style="color: #333333;">Kabuğuna çekilme, yalnızlaşma hali,</span></li>
<li><span style="color: #333333;">Huzursuzluk ve mutsuzluğun artışı</span></li>
<li><span style="color: #333333;">Okul performansında ani düşüş</span></li>
<li><span style="color: #333333;">Ortaya çıkan yoğun korkular ve kaygılar</span></li>
<li><span style="color: #333333;">Aile içinde çocuk ile kurulan iletişimde kopukluklar ve artan çatışmalar</span></li>
<li><span style="color: #333333;">Grup içinde oldukça uyumsuz aykırı tavırlar</span></li>
<li><span style="color: #333333;">Akranlarla ve otorite ile olan ilişkilerde yaşanan zorluklara çözüm bulamama hali,</span></li>
<li><span style="color: #333333;">Yeme ve uyku düzeninde yaşamı olumsuz etkileyecek düzeyde değişimler.</span></li>
</ul>
<p><span style="color: #333333;">Öğretmen ve/veya rehberlik tarafından yapılan gözlemler de ebeveynler için ‘destek alınması gerektiğini gösteren’ önemli bir rehber olabilmektedir.</p>
<p>Kendinize ‘Çocuğum buna benzer belirtileri gelişimsel olarak anlamlı bir süreçte mi yaşıyor? Ne zamandır yaşıyor? Ne kadar baş edebiliyor ve ne kadar baş edebiliyoruz? Aile olarak kendimizi de çıkmazda hissetmeye başladık mı? Ebeveyn olarak yaptığımız yönlendirmeler ve yaklaşımımız işe yarıyor mu yoksa ters mi tepiyor? Çocuğumuz günden güne daha kötü hissediyor ve daha da mı zorlanıyor?’ gibi soruları sorarak cevapları ışığında bir yol çizmeniz çok önemlidir.</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yetişkin Psikoterapisinin Hayatınızdaki Rolü: Bir Terapi Sürecine Başlamadan Önce Bilmeniz Gerekenler</title>
		<link>https://sebnemyuksel.com/yetiskin-psikoterapisinin-hayatinizdaki-rolu-bir-terapi-surecine-baslamadan-once-bilmeniz-gerekenler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[sy-master]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 Dec 2023 09:32:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sebnemyuksel.com/?p=324</guid>

					<description><![CDATA[Yetişkin psikoterapi sürecine genellikle bireyler yaşamlarını olumsuz etkileyen davranış kalıplarını, alışkanlıklarını, kişilik özelliklerini ve/veya eğilimlerini törpülemek, değiştirmek amacı ile başvurmaktadırlar. Bu süreç, aslında kişinin kökten, en temelden dönüşüm yolculuğuna çıkması gibidir. Bir yanı kişinin değişmek isterken, diğer yanı değişimden korkabilmektedir. Bir yanı değişip özgürleşmek ve kendini bulmak isterken, diğer yanı yıllardır içselleştirdiği kalıpları/döngüleri bırakmaktan çekinebilmektedir. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #333333;">Yetişkin psikoterapi sürecine genellikle bireyler yaşamlarını olumsuz etkileyen davranış kalıplarını, alışkanlıklarını, kişilik özelliklerini ve/veya eğilimlerini törpülemek, değiştirmek amacı ile başvurmaktadırlar. Bu süreç, aslında kişinin kökten, en temelden dönüşüm yolculuğuna çıkması gibidir. Bir yanı kişinin değişmek isterken, diğer yanı değişimden korkabilmektedir. Bir yanı değişip özgürleşmek ve kendini bulmak isterken, diğer yanı yıllardır içselleştirdiği kalıpları/döngüleri bırakmaktan çekinebilmektedir. Bu nedenle, terapi süreci kişinin kendi içindeki çelişkileri fark ettiği, sancılı bir süreç olabilmektedir. Terapistin danışana gerçekçi bir şekilde ümit veren tavrı, danışana eşlik ederken verdiği güven, samimiyet ve gösterdiği anlama çabası, danışana güçlü yanlarını keşfetmesi adına yönelttiği destekleyici sorular bu sancıları taşınabilir yapmaktadır. Kabul edelim ki bazen seansa gelirken ayaklarınız geri geri gidecek ve gelmek istemeyeceksiniz, bazen de ‘bu seans bakalım neler fark edip nasıl kararlar alacağım’ merakı ile gelmek isteyeceksiniz. Bazen seanstan çok yorgun, zor duygular taşıyarak, karmaşık çıkacaksınız; bazen de rahatlamış ve özgürleşmiş çıkacaksınız. Terapi süreci de adeta ‘yaşam’ gibidir. Her hale, her duyguya kucak açılan bir mozaik gibidir. Bir yanınız terapi sürecinde bir noktada ‘hiç terapiye başlamasa mıydım, fark etmese miydim acaba’ diyebilecekken, bir diğer yanınız da ‘buna değer, ben yaşamı ve kendimi daha gerçekçi, şeffaf, şefkatli, barışık bir yerden kucaklıyorum’ diyebilecektir. Böyle bir sürece başlarken, terapistinizi seçmek bir diğer önemli konudur. Lisans ve yüksek lisans eğitimi sonucu uzmanlığını almış, bir terapi ekolünün eğitimini tamamlamış, süpervizyon sürecinden geçmiş, etik kurallara bağlı bir terapist ile bu sürece başlamanız önemlidir. </p>
<p>Yetişkin psikoterapi seansları sonucu içinizdeki değişimler, gerek partnerlerinizle, gerek ailenizle ve gerekse de çocuklarınızla olan ilişkinize yansıyacaktır. Yaşama verdiğiniz anlam farklılaşırken, insan ilişkilerine farklı bir noktadan bakar hale geleceksiniz. Çevrenizdekiler sizdeki değişimi, ‘iyi’ veya ‘kötü’ olarak muhakkak ki değerlendirirken, bu değişimin yönetmeni olarak siz sizin için faydalı ve gerekli olduğuna gönülden, güvenle inanabileceksiniz.</p>
<p>Terapi süreci her danışana özgü, farklı ve kişiseldir. Bu nedenle, çevreden duyduklarınız ile kendi sürecinizi kıyaslamamanız önemlidir. Terapistin elinde sihirli bir değnek olmadığı ve bir-iki seansta mucizevi bir değişim yaşanmayacağı gerçeğine açık olabilmek önemlidir. Terapistin sizin yaşamınızı ‘yöneten, yönlendiren, sizin adınıza karar veren’ bir duruşta olmayacağı kesindir. Çünkü terapistler, her bireyin içsel gücüne, kapasitesine güvenmekte ve her bireyi kendi yaşam öyküsünün yazarı olarak görmektedir. </p>
<p>Terapi sürecinde kullanılan teknikler, modeller teorik zeminde önemlidir fakat psikolog-danışan arasındaki psikoterapötik ilişki de çokça önemlidir. &#8216;Psikolog-danışan arasındaki iletişim&#8217; zamanla içselleşen, örnek teşkil edebilen bir süreç olduğu için, değişim adına çok kıymetlidir. Bı nedenle kişinin terapist seçerken güvende hissetmesi, içine sinen bir başlangıç yapması önemlidir.</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
